KÖŞE YAZISI

Mıstefa!

Mıstefa!

Aşir GÜLER


Kürtler Mustafa'ya "Mıstefa" Muhammed'e de "Meheme"derler.
Bu iki isim o kadar çok yaygındır ki Kürtler arasında
1400 yıldır bu isimleri çocuklarına koyarlar Hz. Muhammed'e ithafen..
PKK'dan haber verdiler Mıstafa'ya
"Gel kızını al bazı sorunları var burda duramaz artık "
Gülazer (Sarıgül)
16 yaşında kandrılarak PKK'ya katılmıştı ve babası
Mıstefa bir daha haber alamamıştı kıyamadığı kızından
Aramıştı,
sormuştu,
yapmayın etmeyin o daha küçük
bizim örfümüze,dinimize uygun değil verin benim kızımı demelerine,çabalamalarına rağmen her seferinde eli boş dönmüştü...

90'lıyılların en şiddetli dönemiydi.
Yeşiller,
jitem,
beyaz toroslar her yerdeydi.
Devlet çetelerin eline geçmişti ve insan canı bir tavuk kadar değerli değildi
Faili meçhuller,
yargısız infazlar,
işkenceler almiş başını gitmişti.
Diğer taraftan, adeta kurban verilen askerler erler...
Karakol baskınlarında 30-40 asker birden katlediliyor. PKK elini kolunu sallaya sallaya akşam başlattığı operasyonu sabah bitirip sınır ötesine geçiyordu,
Genaraller Antalya'da golf oynayıp rakılarını yudumluyorlardı.
Ateş düştüğü yeri yakıyordu.
Fakir gariban anadolu ailelerin yuvalarına düşüyordu ateş!
Mıstafa,yanıp tutuşuyordu kızı için. Çaresizdi, gidebileceği hiç bir kapı yoktu dindar bir ailenin mensubuydu.

Taapi aşireti Muş'un sanırım en dindar aşiretiydi nice mollalar nice alimler çıkarmış bir aşiretti.
İki ateş arasında kalmıştı Mıstafa.
Bir taraftan PKK nın baskısı diğer taraftan güvenlik güçlerinin sürekli karakola götürülüp sorgulamaları olmadık işkenceler yapmalari ...
Bu işkenceler sonunda, Mıstafa bir çok yerinden hasar görmüş eklem rahatsızlıkları, hastalıklar bir deri bir kemik kalmıştı.
İşte tam bütün bu acımasızlıkların içinde haber gelmişti PKK'dan

"Gelin kızınızı alın"

Gidip Gülazer'i aldılar Kandil'den.
Yıllardır görmediği kızını göz yaşlarıyla bekliyordu sarılıp bağrına basacaktı
fakat Gülazer'in psikolojisi bozulmuş ruhsal dengesizlikler yaşadığı için PKK geri veriyordu meğerse
Gülazer bütün erkeklerden nefret ediyordu artık
babasından ve kardeşleri dahil ....
Mıstafa birkez daha çökmüştü.
Ne olmuştu neler yaşamıştı küçücük kızı ne hale gelmişti?
Büyük acılar yaşadı.
Hele de doğu kültürün de örfün de yetişmiş bir baba için çok acıydı bu !!
Bursa'nın bir köyüne taşındı.
Hasta ve yokluklar acılar içerisinde ..
Gülizar'ın psikolojisi düzelmedi bütün erkeklerden nefret etti hep..
 
Geçtigimiz Çarşamba mahsum abim aradı
"Aşir Tahsin abiyle Bursa'ya gidiyoruz
Bizim dayi oğlu Mıstafa vefat etmiş ...."
...
Sanırım hayatta tanıyıp en çok üzüldüğüm ve acıdığım biriydi.
Mıstafa,
Onu ve yasadiklarini düşündukce gozlerim yasariyor istemsiz..
Allah rahmet etsin
Tüm zalimlerden hesabıni sorsun

İnna lillah we inna ileyhi raciun.