KÖŞE YAZISI

Siyaset, Seçimler ve Gençler

Siyaset, Seçimler ve Gençler

N. Alper ESEN


Anayasa değişikliği referandumunda Evet oylarının yüzdesi  %51.4 ve Evet oy miktarı yaklaşık 25 milyon 157 bin civarında olmuştu. 

Buna karşılık Hayır oylarının yüzdesi %48.6 olurken, Hayır oyu miktarı ise yaklaşık 23 milyon 779 bin adet olarak gerçekleşmişti. 

Aradaki oy farkı 1 milyon 378 bin idi. 


24 Haziran 2018 seçimlerinde ilk defa oy kullanan yani 18 yaşını doldurup oy kullanmaya hak kazanan gençlerin sayısı ise yaklaşık 1 milyon 585 bin...


Bundan evvel bir kaç defa gençlerle ilgili yazılar yazdım. Gençlere el atılması gerektiğini, gençlerin mutsuzluk/umutsuzluk psikozunun girdabında sürüklendiğini ve gelecek kaygısı duyduklarını belirtmiştim. 


Hatta referandumda ben %54 beklerken kızlarımın %52 olan tahminlerinin tuttuğunu yazmıştım. 

Anası ve babası milletvekili olan ya da partinin organlarında aktif çalışan gençlerin dahi Hayır oyu kullandıklarını, samimiyetle bana anlattıklarından bahsetmiştim. “Büyük ihtimalle gençlerin %60’ına yakını Hayır oyu kullanmıştır” demiştim. 


O günden bugüne ne değişti derseniz, bence değişen çok bir şey yok. 

Gençler yine rahatsız. Sıkıntılı...


Milliyetçisi de, Muhafazakarı da, Sosyal Demokratı da, Liberali de...


Ben sürekli gençlerleyim, bir çok yerde onlarla buluşmalar gerçekleştiriyorum. 


Gençlerin en çok rahatsız oldukları konu gelir adaletsizliğinden kaynaklanan zenginlik uçurumu, 

çok hızlı ve acayip şekilde zenginleşen aileler ve onların çocukları. 

Gençlerin büyük kısmı, lüks otomobil ile siyaset yapan slimline takım elbiseli Milyoner Vatansever yaşıtlarından sıkılmışlar.  


Gençler okuyup ne olacaklarından emin değiller, ne olsalar da hayatları kurtulur bilmiyorlar!

Evlenemiyorlar, iş bulamıyorlar, iş kuramıyorlar. Buldukları işlerden de tatminsizler. 

Çevrelerindeki hızlı zenginlik onları boşuna mı okuyup çalışıyorlar fikir çıkmazına itiyor. 


Entelektüel birikimden çok Kapital birikimine yö-nel-ti-li-yor-lar...


Gençler konuşmuyor, gençler dinliyor. 

Gençler seyrediyor, gençler bekliyor. 


24 Haziran’da 1 milyon 585 bin yeni oy kullanan olan gencin bir kısmı liselerde okuyordu. 


Eğitim sistemi, sınav sistemi...


O seçimin sonucunu da gençlerin tavrı belirledi. 


Fakat şunu söyleyebilirim, gençler hiç de öyle sanıldığı gibi aklı bir karış havada değil, son derece akıllı ve bir çok şeyin farkında. 

Olumlu şeylerin de olumsuz şeylerin de farkında. 


Konu gençler olduğunda çok şey yazabilirim. O kadar çok şey yazabilirim ki günlerce yazabilirim. 


Birbiriyle yarışan gençler yerine birbiriyle çalışan gençleri yetiştiren bir eğitim sistemi kurmadıkça, 

her şeyi ezberletip hiç bir şey öğretmeyen bir eğitim sisteminde direndikçe, 

yetenek yerine ezberi geliştiren müfredat denen zıkkımı dayattıkça, 

sürekli biz konuşup onları az da olsa dinlemedikçe, 

eleştirebilen ve sorgulayabilen gençler yerine sürekli itaat edecek gençler yetiştirmeye çalıştıkça, 

okuyan ve araştıran değil sürekli ödev yapıp ders çalışan gençlerin varlığından hoşlaştıkça, 

onları sistem kuracak değil sisteme uyacak gençler olarak yetiştireceğiz.


Devam edeceğiz inşaAllah.